Genel Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyuncu Anne Kim
Şermin Çarkacı nam-ı diyar oyuncu anne. Şu sıralar annelerin fenomeni durumda. Çok doğal, samimi, bizden biri olması onu fenomen yaptı sanırım. 1982' de Berlin' de doğmuş. Sonra Anadolunun küçük bir kasabasına taşınmış. Yazmayı çok sevdiğinden Türk dili ve Edebiyatı Bölümünü okumuş, yüksek lisansını yapmış. Şimdi bir reklam şirketinde çalışıyor.
3 tane çocuğuyla her gün düzenli olarak ince motor hareketlerini, kaba motor becerilerini, duygu ve hayal dünyalarını destekleyecek, yaratıcılıklarını besleyecek oyunlar oynuyor, bu oyunları fotoğraflayıp sosyal medyada oyuncu anne facebook sayfasinda, binlerce anneyle paylaşıyor. Halkın içinde halktan biri:) Bu nedenle çok seviliyor çok tutuluyor. Hiç boş durmuyor, öyle enerjik ki yazılarını okuyunca size de bulaşıyor bu durum:)
'Oyuncu Anne' , ' Çok Hayal Kuran Çocuk' , ' Başlarım Şimdi Anneliğe' kitaplarının yazarı. En son kitabı da çoğu arkadaşımın okuyup beğendiği, tavsiye ettiği ' Sihirli Değnek' . Okumayı çok istiyorum ben de. Sizi motive edecek , destek olacak kitaplar..
Günümüzde kendini yorgun, mutsuz hisseden, çöküntü bir ruh hali yaşayan insan sayısı çok fazla. Bizi motive edecek, dolduracak, rahatlatacak pozitif kişilere ihtiyacımız var. Oyuncu anne de onlardan biri. Yeni öğrenenler varsa hemen sayfasını beğensin ve kitaplarını alsın derim:)
Oğlumla etkinliklerime ilham kaynağı olan oyuncu annenin bir de Her Güne Bir Oyun Takvimi var. Geç kalmış sayılmazsınız mutlaka almanızı öneririm. Türkiye' den gelen bir arkadaşıma sipariş verdim ben de. Çok beğendim. Çocuğuyla kaliteli zaman geçirmek isteyenler oyuncu anneyi takip etmeli:))
Türkiye' yi Nasıl Tanıttık International Buffet
![]() |
| Türkiye Tanıtım Hazırlıklarımız |
Hazırlık aşaması biraz yorucu geçti. Ne yapsam, nasıl yapsam diye düşünmek, karar vermek çok kolay olmadı. Elimizdeki imkanlarda sınırlıydı haliyle. Kaynak eksikliği vardı. Bu konuda sizlerden yardım istemiştim daha önceki yazımda. Konu Türkiye olunca çoğu kişi yorumlarıyla destek oldu. Kendimi yalnız hissetmedim. Ülkemi çok seviyorum ve dışarıda duyurmak tanıtmak çok hoşuma gidiyor. Buradaki Türk arkadaşlarım da hazırlık aşamasında yardımlarını esirgemediler.
Öncelikle masa düzeni, asılacaklar çizileceklerle başladık. Washington' daki Kültür ateşeliğinden, etkinliğimiz için afiş, hediyelik bişeyler, tanıtım broşürleri istedik. Ellerinde olan bir takım broşürleri gönderdiler. Afiş göndermedikleri için, duvarda gördüğünüz afişi tasarladık. Bayrak bulmak bile çok zor burada:( Daha önceden çengelli iğneden nazar boncuğu getirtmiştim. Onun da tanıtımını yaptık , yakalarına takanlar oldu:) ve duvara asmak için kocaman bir nazar boncuğu yaptık:) Nazar değmesin Ülkemize...
Masa örtüsünü kendim diktim daha güzel görünmesi için. Küçük bayraklar çıkartıp kürdana tutturdum ve yemeklerin üzerine yerleştirdik. Yemeklerin tanıtım kartlarını, içlerinde neler olduğunu yazdık. Her yemeğin ayrı hikayelerini , öyle güzel yazdı ki eşim. Okuyanlar çok şaşırdı:) Çoğunu ben bile yeni öğrendim:) Menümüzü hazırlarken Amerikalıların ve diğer ülkelerin de sevebileceği şeyler olmasına dikkat ettik.
![]() |
| Geleneksel Türk Yemekleri |
![]() |
| Geleneksel Türk Yemekleri |
Geleneksel Türk Yemekleri:
Mantı,
İçli Köfte,
Mantarlı tavuk sote,
Şehriyeli pilav,
Baklava,
Lokum,
Lahmacun,
Osmanlı şerbeti,
Peynirli börek,
Mozaik pasta,
Cevizli kayısı ,
Kısır
Yaprak sarma da yapmak istedim ama güzel yaprak bulamadım:( Döner olsa iyi olurdu ama Newyorktan getirtmek masraflı olurdu. Bulunduğum yerde hiç Türk restaurant yok malesef:(
Bütün yemekler bitti, herkes hayran kaldı gerçekten. Bir gelen bir daha geldi masamıza. İki tepsi baklavadan eser kalmadı. Komik diyaloglar bile geçti. Yunanistanlı konuklar ' Biz de yapıyoruz ama sizin yaptığınız baklava daha güzel oluyor ' dediler:)
İki Amerikalı beyfendi eşime: ' Siz evinizde böyle güzel yemekler mi yiyorsunuz pizza söylemiyor musunuz?' demiş:)) Onlar hazır fast food yedikleri için evde yemek yeme kültürleri yok..
Ülkelere ayrılan yer kısıtlı olduğu için şark köşesi yapamadım:( Bindallı giydim ama, herkesin dikkatini çekti ve fotoğraf çekinmek istediler benimle:) Kırmızı kırmızı parladım ortalarda:)) Buradaki arkadaşımın kızçesi de bindallı giydi, çok şirindi:)
Masamızın yanında iki küçük masa vardı . Birine Turkish tea set, coffee set , nazar boncuğu koydum. Diğer masaya ise Türkiye tanıtım broşürleri yerleştirdim.Üzerinde ay yıldız olan balonlar da hazırlamıştım ama eşim yanlışlıkla elinden kaçırınca gökyüzüne yükseldiler:(
Farklı kültürlerin buluşması, değişik tatların test edilmesi, ülkelerin tanıtılması açısından çok verimli bir o kadar da eğlenceli bir gün oldu. Unutamayacağımız günler arasında yerini aldı..
Neler mi Yapamıyorum
Sevgili takipçilerim bu aralar çok yoğunum. Dolayısıyla yeni yayın yapmak benim için zor oluyor. Bir haftadır eski kaydettiklerimden yayinliyordum. Yorumlara da cevap veremedim lütfen kusuruma bakmayınız. Biliyorsunuz yorumları cevapsız bırakmam. Siz degerli bloggerları da ziyaret edemiyorum. Kaçırdığım seyler varsa ozelden uyarin beni nolür.
Yapılacak işler birikti, aklımda çok şey var.
Şu sıralar ınternatıonal Buffet etkinliği ile ilgileniyorum. Şuradaki yazımda bununla ilgili yardım almıştım sizden. Herşeyin mükemmel olması için çalışıyorum. Büyük gün 9 matta..
17 blogger bir hikaye etkinliğinde sıra bendeymis. Biraz karıştı kafam. Bakalım neler çıkacak. Hikayeleri baştan okumam gerekiyor.
Haftanın blogu etkinliğini beğeniyorum ve inşallah onu yapacağım. Ağırlıklı olarak blogumu gerçekten takip eden aktif bloglardan seçeceğim. Yani yorum bırakanlar arasından olacak. ;)
Yazılacak çok şey birikti.. Zamanım olsa da hepsini yazabilsem.
Aramızda kalsın bu satırları ingilizce kursundayken hocadan gizli yazıyorum. .Sist gormesin.;).
Üzgünüm:(
Öncelikle bir önceki yazıma yorum yapan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. İnanın beni çok mutlu ettiniz. Hasta olduğu zamanlarda insan kendini yalnız ve kırılgan hissediyor. Bana moral verdiğiniz ve yalnız olmadığımı hissettirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Daha iyiyim ama ağrılar devam ediyor:( Dinleniyorum, sıkıldım ama yatmaktan.
Canım çok sıkkın. Dün Ankara' daki patlama beni çok üzdü.. Sıradaki servislerde tanıdığımız kişiler vardı. Onların iyi olduğuna sevinmek bile beni utandırıyor. Terör heryerdeymiş, sadece doğuda değil. Türkiye' nin başkentinde, başkentin göbeğinde böyle büyük bir patlama nasıl oluyor. Aklım almıyor, herşeyden haberi olan kurumların, o bomba yüklü araçtan nasıl haberi olmuyor. Arka tarafta neler dönüyor, hangi hesaplar var, masum canlar kimler için feda ediliyor anlamıyorum.
Türkiye muhtemel bir savaşa çekiliyor ve itiliyor.. Söylenecek çok söz geliyor ağıza ama ağız mühürleniyor.. Kendi ülkemizde iç savaş yaşanırken, tsk lojmanları önünde taziye çadırları hiç kalkmazken, hergün onlarca şehit verilirken ( çoğundan haberimiz bile olmayan) büyük bir savaşa girme isteğimiz neden anlamıyorum.. Çok üzülüyorum çocuklarımızın geleceği için::::(
Merdivenden Düştüm
Küçük şeylere üzülüyor, hırs yapıyor, elimizdekini beğenmiyor daha fazlasını istiyoruz çoğu zaman. Hayatın içine dalıyoruz, unutuyoruz bazı şeyleri balık hafızası misali.. Teşekkür etmeyi, şükretmeyi unutuyoruz mesela.. Elimizde hiç birşey olmadığını sanıyor yakınıyoruz da yakınıyoruz.. Hep kendimizden üsttekilere bakıp hayıflanıyoruz, sanki hiç birşeye sahip değilmişiz gibi..
Bunları niye yazıyorum biliyor musunuz. Üç gündür acılar içinde kıvranıyorum , bol bol düşünme fırsatım oldu. En değerli varlığımın, en çok şükretmem gereken şeyin ne olduğunu öğrendim.. Sağlığım.. Evimiz 4 katlı sayılır yani üç tane merdiven var. Hafta sonu günlük işlerle uğraşırken, aşağıdaki odaya inerken ansızın ayağım kaydı. Çok kötü düştüm, çok acı çektim oğlum korkmasın diye ağlayamadım o derece:( O gün kımıldayamadım hiç. O zaman anladım ne kadar aciz olduğumu..
Yürümenin, oturmanın, sırt üstü yatmanın, sağa sola dönmenin, adım atmanın, ayağa kalkmanın değerini. Sağlığımız, gören gözümüz, işiten kulağımız, koku alan burnumuz, hisseden tenimiz, bizi ayakta taşıyan ayaklarımız, kollarımız için ne kadar şükretsek az gibi ne dersiniz... Yeni yeni ağrılar azaldı, tam olarak bitmedi tabii. Çok şükür bu kadarla atlattık, daha kötüsü de olabilirdi..
Vesselam hayatta en önemli şey sağlık. Sağlığın olmadı mı herşey yalan. O nedenle diğer şeyleri dert etmeyelim kendimize.. Her şeyin çözümü var...
NOT: Dünkü yayınladığım Uzak doğu tatlısını söz verdiğim için, etkinlikteki arkadaşlarıma ayıp olmasın diye güç bela yaptım.. Şimdi çok daha iyiyim....
Çin Yeni Yılını Kutladık:)
Merhaba dün akşam Güney Koreli, Taylandlı, Endonezyalı, Japonyalı arkadaşların ortak daveti üzerine Çin yeni yılını kutlamak için Japonyalı arkadaşların evine gittik. Yeni tanışacağım insanlar vardı ve tedirgindim. Pek eğlenemeyeceğimi düşünmüştüm. Aksine çok eğlendim. Bunda girişimci yapımın etkisi çok oldu. Herkesle ayrı ayrı sohbet ettim dilimin döndüğünce:) Tabi ortak dil ingilizceydi. Çok sıcak insanlarla tanıştım.
Çin yeni yılı ay takvimine göre düzenleniyor. Miladi takvime göre 21 ocak - 21 şubat arası bir güne denk geliyor. Bu yılda 8 şubatta kutlanıyor. Yeni yıl öncesinde aileler bir araya gelerek yemek yiyorlar. Aile bireylerinin bir arada yeni yıla girme geleneği var. . Biz de bir aile olduk burada.:) 12 hayvanlı takvime göre bu yıl maymun yılı olacakmış..
Evin heryeri kırmızıyla süslenmişti. Bunun sebebi ise şu efsaneye dayanıyormuş: Nian isminde bir canavar yeni yılın ilk gününde evlere gelecek, yiyecekleri, tüm hasadı, çocukları yiyecektir. Köylüler de çocuklarını korumak için evlerinin önüne yiyecek koyarlar Ve Nian onlara dokunmaz. Bir gün Nian kırmızı kıyafetler giyen bir çocuk görür ve kaçar. Bunu gören köylüler Nianın kırmızıdan korktuğunu düşünür. işte bu nedenle heryer kırmızı şeylerle süslenir..
Arkadaşlarla çok eğlendik. Japonca alfabesi çok dikkatimi çeker. İsmimin nasıl yazıldığını öğrendim.:) Çocuklar için ortaya bir masa koymuşlar. Üzerinde puzzle, boyama sayfaları ve Origami kağıtları vardı. Origamiyi biz büyükler yaptık daha çok. Güney Koreli arkadaşlar vardı . Onlarla tanışınca aklıma bizim kore sever arkadaşlar geldi:) Origami ustası her biri. Bize de öğrettiler:) Çok eğlenceliydi. Aşağıda çalışmalarımızı gorebilirsiniz. Karaoke de yaptık. Yedik içtik. Ben suşiyi deneyemedim yine:(
Çin yeni yılı ay takvimine göre düzenleniyor. Miladi takvime göre 21 ocak - 21 şubat arası bir güne denk geliyor. Bu yılda 8 şubatta kutlanıyor. Yeni yıl öncesinde aileler bir araya gelerek yemek yiyorlar. Aile bireylerinin bir arada yeni yıla girme geleneği var. . Biz de bir aile olduk burada.:) 12 hayvanlı takvime göre bu yıl maymun yılı olacakmış..
Evin heryeri kırmızıyla süslenmişti. Bunun sebebi ise şu efsaneye dayanıyormuş: Nian isminde bir canavar yeni yılın ilk gününde evlere gelecek, yiyecekleri, tüm hasadı, çocukları yiyecektir. Köylüler de çocuklarını korumak için evlerinin önüne yiyecek koyarlar Ve Nian onlara dokunmaz. Bir gün Nian kırmızı kıyafetler giyen bir çocuk görür ve kaçar. Bunu gören köylüler Nianın kırmızıdan korktuğunu düşünür. işte bu nedenle heryer kırmızı şeylerle süslenir..
Arkadaşlarla çok eğlendik. Japonca alfabesi çok dikkatimi çeker. İsmimin nasıl yazıldığını öğrendim.:) Çocuklar için ortaya bir masa koymuşlar. Üzerinde puzzle, boyama sayfaları ve Origami kağıtları vardı. Origamiyi biz büyükler yaptık daha çok. Güney Koreli arkadaşlar vardı . Onlarla tanışınca aklıma bizim kore sever arkadaşlar geldi:) Origami ustası her biri. Bize de öğrettiler:) Çok eğlenceliydi. Aşağıda çalışmalarımızı gorebilirsiniz. Karaoke de yaptık. Yedik içtik. Ben suşiyi deneyemedim yine:(
Blogcanlar Yardımınıza İhtiyacım Var!
Internatıonal Buffet
Öncelikle merhaba hepinize. Burada (Amerika 'da) Internatıonal Buffet etkinliği yapılacak. Yani Türkçesi şu ki: çeşitli ülkeler (japonya, meksiko , İsrail, Yunanistan, Umman, Brezilya, Danimarka Almanya v.s ) kendi geleneksel yiyeceklerini yapıp stand açıp tanıtacaklar. Ben de katılmak istiyorum. Geniş zengin mutfağımızdan bir kaç çeşit sunup onları büyülemek güzel olurdu:) Türk mutfağı çok çeşitli, çok leziz.. Karar vermek çok zor..
Son zamanlarda yabancı basında Türkiye' den hiç iyi bahsedilmiyor. Türkiye' de sizin duymadığınız, duyamayacağınız şeyleri biz burada duyabiliyoruz. Neyse ben biraz da olsun bu imajı kırmak, Türkiye' yi duymamış olanlara en azından duyurmak için bu etkinliğe katılmak istiyorum. Etkinlik 9 martta olacak. Şimdiden hazırlıklara başlamam lazım. Sadece yemek yapmak istemiyorum. Farklı şeyler, orjinal fikirler bulmam lazım. Mesela aklıma şark köşesi yapmak geldi:) Malzeme bulabilirsem:( Sıkı durun mesela bindallı giyebilirim:))) Daha çok dikkat çekeceğini düşünüyorum. Sadece yemek değil Osmanlı şerbeti, ayran falan yapmayı düşünüyorum. Buradaki konsolosluklardan broşür isteyeceğim. Nazar boncuğu var ya çengel iğnede , onlardan temin edip gelen geçenin yakasına takıp anlamını söyleyebilirim.Yemeklere karar veremedim.
Sizden ricam bana orjinal fikirler vermeniz. Yemeklerden tatlılardan ne yapmalıyım fikir verir misiniz. Ağızlarda enfes bir tat bırakacak yemekler tatlılar neler olabilir? Lütfennnnnn:))
Etkinlik olduktan sonra fotoğrafları paylaşırım:)
Öncelikle merhaba hepinize. Burada (Amerika 'da) Internatıonal Buffet etkinliği yapılacak. Yani Türkçesi şu ki: çeşitli ülkeler (japonya, meksiko , İsrail, Yunanistan, Umman, Brezilya, Danimarka Almanya v.s ) kendi geleneksel yiyeceklerini yapıp stand açıp tanıtacaklar. Ben de katılmak istiyorum. Geniş zengin mutfağımızdan bir kaç çeşit sunup onları büyülemek güzel olurdu:) Türk mutfağı çok çeşitli, çok leziz.. Karar vermek çok zor..
Son zamanlarda yabancı basında Türkiye' den hiç iyi bahsedilmiyor. Türkiye' de sizin duymadığınız, duyamayacağınız şeyleri biz burada duyabiliyoruz. Neyse ben biraz da olsun bu imajı kırmak, Türkiye' yi duymamış olanlara en azından duyurmak için bu etkinliğe katılmak istiyorum. Etkinlik 9 martta olacak. Şimdiden hazırlıklara başlamam lazım. Sadece yemek yapmak istemiyorum. Farklı şeyler, orjinal fikirler bulmam lazım. Mesela aklıma şark köşesi yapmak geldi:) Malzeme bulabilirsem:( Sıkı durun mesela bindallı giyebilirim:))) Daha çok dikkat çekeceğini düşünüyorum. Sadece yemek değil Osmanlı şerbeti, ayran falan yapmayı düşünüyorum. Buradaki konsolosluklardan broşür isteyeceğim. Nazar boncuğu var ya çengel iğnede , onlardan temin edip gelen geçenin yakasına takıp anlamını söyleyebilirim.Yemeklere karar veremedim.
Sizden ricam bana orjinal fikirler vermeniz. Yemeklerden tatlılardan ne yapmalıyım fikir verir misiniz. Ağızlarda enfes bir tat bırakacak yemekler tatlılar neler olabilir? Lütfennnnnn:))
Etkinlik olduktan sonra fotoğrafları paylaşırım:)
Yağmurda Yürüyüş Güzeldir
Minik kuzuma şimşek mekkuin desenli bir şemsiye almıştık. Evde oynayıp duruyordu. Baktım dışarıda yağmur yağıyor. Hadi yağmurda yürüyüş yapalım mı dememle nasıl mutlu oldu bizimki:) Hemen üzerimizi giyindik attık kendimizi dışarıya..
'Yağmur berekettir, yağmur yağarken edilen dualar kabul olur' der büyüklerimiz. Yağ yağmur yağ... Temizle kalbimizdeki kini, nefreti, kıskançlığı .. Üzüntüleri, dertleri tasaları al götür.. Uzak olsun insanlardan kötü duygular. Kardeş kavgalarını, anne evlat arasındaki uyuşmazlıkları, bencillikleri, iki yüzlülükleri al götür bilmediğim diyarlara.. Önümde bıdı bıdı yürüyen oğlum gibi mutlu olsun çocuklar. İyi bir gelecek bırakalım onlara, bol bol gülecekleri, oynayacakları, mutlu olacakları.. Yağmurun ardından gitsin kara bulutlar, ap ak olsun gökyüzü, alabildiğine parlak bir mavi olsun.. Özgürlük timsali güvercinler, kuşlar kanat çırpsın gökyüzünde sadece....
Oğlum Üç Yaşında
Ne de çabuk geçiyor , parmaklarımızın arasından usulca kayıp gidiyor zaman. Aynalar hissettiriyor zamanın yerinde saymadığını.. Bir de sen küçük bıdığım, aşk kuzum..
Daha dün gibi seni içimde hissettiğim o gün. Sana bir şey olcak diye nasıl dikkatli davranırdı, aslında yerinde duramayan merdivenleri ikişer ikişer atlayarak ilerleyen bu annen.. Sen ne yaptın bana böyle duruldum, ağırlaştım .. Seni kucağıma aldığım o gün .. Tarifi imkansız acılar , sancılar ve senin ince sesinle attığın çığlıklar.. Sadece sen doğmadın o gün annen de yeniden doğdu..
İlk kontrolünde sarılık demişlerdi de nasıl ağlamıştım. Anne çaresizliğini tatmıştı yüreğim. O zaman anlamıştım anne kalbinin hassasiyetini.. Sen iyi olasın diye nasıl bir taaruza geçmiştim. Besleme planları saatler olarak düzenlenmiş, araştırmalar yapılmıştı hemen.. Sende hissetmiş miydin , annenin verdiği gücü..
Hadi ek gıdaya geçecek, hadi dişi çıkacak, hadi anne baba diyecek, hadi emekleyecek, hadi yürüyecek , konuşacak , ilk yaşına girecek derken bugün 3 yaşındasın. Ne de çabuk geçiyor zaman..
Ben bebekliğini özlerken sen bir taraftan büyüyorsun.. Sen büyüdükçe ben de büyüdüğümü hissediyorum.. Sen ne çok şey öğrettin bana.. Ben seni büyütmeye çalışırken sen de beni büyüttün::)
Bir gün bu yazıları okuyacaksın.. Allah sana uzun ömürler versin. Vicdanlı, saygılı, iyi niyetli, dürüst, onurlu, yardımsever ol doğruluktan şaşma, hak yeme, haksızın yanında olma hiç bir zaman..
Seni canından çok seven annen:)
Daha dün gibi seni içimde hissettiğim o gün. Sana bir şey olcak diye nasıl dikkatli davranırdı, aslında yerinde duramayan merdivenleri ikişer ikişer atlayarak ilerleyen bu annen.. Sen ne yaptın bana böyle duruldum, ağırlaştım .. Seni kucağıma aldığım o gün .. Tarifi imkansız acılar , sancılar ve senin ince sesinle attığın çığlıklar.. Sadece sen doğmadın o gün annen de yeniden doğdu..
İlk kontrolünde sarılık demişlerdi de nasıl ağlamıştım. Anne çaresizliğini tatmıştı yüreğim. O zaman anlamıştım anne kalbinin hassasiyetini.. Sen iyi olasın diye nasıl bir taaruza geçmiştim. Besleme planları saatler olarak düzenlenmiş, araştırmalar yapılmıştı hemen.. Sende hissetmiş miydin , annenin verdiği gücü..
Hadi ek gıdaya geçecek, hadi dişi çıkacak, hadi anne baba diyecek, hadi emekleyecek, hadi yürüyecek , konuşacak , ilk yaşına girecek derken bugün 3 yaşındasın. Ne de çabuk geçiyor zaman..
Ben bebekliğini özlerken sen bir taraftan büyüyorsun.. Sen büyüdükçe ben de büyüdüğümü hissediyorum.. Sen ne çok şey öğrettin bana.. Ben seni büyütmeye çalışırken sen de beni büyüttün::)
Bir gün bu yazıları okuyacaksın.. Allah sana uzun ömürler versin. Vicdanlı, saygılı, iyi niyetli, dürüst, onurlu, yardımsever ol doğruluktan şaşma, hak yeme, haksızın yanında olma hiç bir zaman..
Seni canından çok seven annen:)
Kadınlar Birbirini Niçin Çekemez
![]() |
| Resim alıntıdır |
Kadınlar neden birbirini çekemiyor, kıskanıyor, hazmedemiyor. Kadınlar genelde diğer kadınlar için giyiniyor, süsleniyor. Karşıdaki ne kadar şık olduğumu görsün, ne kadar güzel olduğumu görsün. GÖRDÜÜÜ.. Ne oldu başın göğe mi erdi arkadaşım.
Çok üzülüyorum bu durumlara. Neyi paylaşamıyoruz ki. Bir arkadaşım güzel yerlere gelince güzel işler başarınca ben niye sıkıntıya giriyorum. Bana bir zararı var mı ? Yok. O zaman tebrik etsene, arkasından ileri geri konuşup duracağına. Çok kıskanıyorsan sen de bişeyler yap. Arkadaşının ne suçu var ki.. Elini mi tuttu senin.
Arkadaşında güzel gördüğün hoşuna giden birşeyi ona da söyle. Mutlu et onu. Mesela; Elbisen çok yakışmış, saçların çok hoş olmuş, bugün çok güzel görünüyorsun, sen çok iyi bir arkadaşsın, Çok güzel bir iş başardın de çekinme ölmezsin.
Mesela ; blog açtığınızı bilip size destek olan takipçi sayınız artsın diye uğraşan bir arkadaşınız var mı? Facebook sayfanızı sadece kendisi beğenmekle kalmayıp bütün arkadaşlarına davet gönderen bir arkadaşınız var mı?
Pusuya yatıp gizli gizli hayatını gözetlemek yerine yanında ol arkadaşının. Bu günler bir daha geri gelmez. Anın tadını çıkar. El ele verin sen de mutlu ol.
Çocuğu olmaz çocuğu olan kadınlara sarar bazısı. Ya senin çocuk sahibi olmanı onlar mı engelliyor. Allah herkese evlat nasip etsin. Başkalarını kırmak, incitmek niye. Sevmesin mi çocuğunu, ilgilenmesin mi.
Ev hanımları arasında da, iş kadınları arasında da var bu hazımsızlık. Birbirimizin başarısını çekemiyoruz. Kimse bir başkasının başarısına engel değil halbuki. Ya sen de birşeyler yap ya da oturduğun yerden hayıflanma. Kin büyütme kalbinde.Kalbini aç arkadaşına dost ol birlik ol, mutlu et mutlu ol.
Üreten ve üretmeye çaba gösteren tüm kadınların yolu açık olsun.
3 Yaşındaki Çocuk İçin Uyku Düzeni
Bebeklerin uyku düzeniyle ilgili birçok yaklaşım var. Hamileyken hepsini okuyor insan. En doğrusu nedir nasıl yapmalı diye düşünüp taşınıyorsun. Doğal ebeveynlik yaklaşımı çok sevdim ben. Doğada hiçbir canlı yavrusunu doğar doğmaz bırakmıyor başka odalara, anne sıcaklığından mahrum bırakmıyor. 2 yaşına kadar annesiyle bir bütün olduğunu hisseden yavruyu, kendinden ayırmak niye. Biz iki yaşına kadar yanımızda yatırdık yavrumuzu. Sallamadım da hiç. Yanına yattım o da benim gözümle kaşımla oynayarak uykuya daldı:) Evet kımıldamadan uyumam gerekti çok sıkıntı yaşadım ama onun kokusu yetti her şeye:) İki yaşından sonra bizim odamızda kendi beşiğinde yatmaya başladı, sevdiği uyku arkadaşıyla birlikte. Geçişlerde çok diretmedim yavaş yavaş oldu. Zaten çocuk anneye doyuyor iki yaşına kadar. Güvenli bağlanma gerçekleşiyor. Her an onun yanında olacağını biliyor.
2,5 yaşında da kendi odasına çıktı paşam. Onun seveceği şeylerden oluşan bir oda düzenledik. Gece uyandığında gölgesinden korkmayacağı şekilde sade oldu her şey. Duvarları boş bıraktım bu nedenle. Nevresimler iş makineli, araba desenli seçildi . Gece lambası ihmal edilmedi. Hoşuna giden karakterlerin pijama takımları, uyku tulumları alındı. Tabi onun hayal dünyasını geliştirici uyku öncesi masallar baş köşede yerini aldı.
Bebekliğinden bu yana hep saat 21:00 da uyutmaya özen gösterdim. Misafirliğe gitsem de bu durum değişmedi. Biyolojik saati oluştu böylece. Hadi uyku saati geldi diyorum. Çıkıyoruz odasına. Her akşam banyo yaptırmıyorum ben. 1, 2, 3 kim daha fazla oyuncak toplayacak diyorum. Hop oyuncaklar toplanıyor. Gece uyandığında gölge olacak her şey ortadan kalkıyor. Hangi pijamasını giyeceğine karar veriyor paşam. Pijamalar giyilir, tuvalete gidilir, dişler fırçalanır, uyku tulumu giyilir. Çok dağınık yattığı için üzerini örtmek mümkün değil. Yatağının iki yanına da sünger kesip kılıp diktim. Kafasını çarpmasın diye:) Gece lambası yakılır. "Hadi bana hikaye oku mami " der:) Bazen hikaye okunurken dalar , bazen de ben yanına yatarım sarılır uyur. Odanın kapısını açık bırakırız. Uykulara dalar aşk kuzusu:)
Herkes farklı bir yaklaşımı tercih etmiştir , saygım sonsuz. Evladının iyiliğini düşünür her ebeveyn. Teorikteki gibi olmuyor hiçbir şey. Herkes çocuğuna göre bir yol belirliyor.
Eski yılla eskide kalsın herşey
Yeni yılda yepyeni bir sayfa açalım kendimize.. Geçen yılla geride kalsın bizi üzenler, canımızı yakanlar, hayal kırıklıklarımız, üzüntülerimiz, küslüklerimiz..
Yeni yılda rengi, ırkı, diline bakmaksızın sevelim insanları. .İnsan olalım biraz. Hoşgörülü, empatik, doğru, dürüst, başkasının derdiyle dertlenen, acısını üstlenen, yarasını tamir eden bireyler olalım. .Bencillikten, kırmaktan, dönmekten, yalan söylemekten, küçük görmekten, hor görmekten fayda gelmediğini gorelim.
Çocuklar oyun oynasın, gülücük dağıtsın sadece.. Küçücük yürekleri , büyük acılar hissetmesin.
Kadınlar ağlamasın, yüzleri makyajla renklensin, hain ellerin açtığı yaralarla degil. Kalkmasın eller havaya, zira kimsenin hakkı yok bir insanı incitmeye. . Kadın gülsün ki , aile gülsün, toplum gülsün. ..
Kimse kimseden üstün değil. . Saygılı olalım birbirimize, birlik beraberliği bozmayalım, üzmeyelim üzülmeyelim, ayrışmayalım..
Yeni yılda yenilenelim, unutmayalım bizi biz yapan değerleri.. Eski yıl eskide kalsın..
Yeni yılda rengi, ırkı, diline bakmaksızın sevelim insanları. .İnsan olalım biraz. Hoşgörülü, empatik, doğru, dürüst, başkasının derdiyle dertlenen, acısını üstlenen, yarasını tamir eden bireyler olalım. .Bencillikten, kırmaktan, dönmekten, yalan söylemekten, küçük görmekten, hor görmekten fayda gelmediğini gorelim.
Çocuklar oyun oynasın, gülücük dağıtsın sadece.. Küçücük yürekleri , büyük acılar hissetmesin.
Kadınlar ağlamasın, yüzleri makyajla renklensin, hain ellerin açtığı yaralarla degil. Kalkmasın eller havaya, zira kimsenin hakkı yok bir insanı incitmeye. . Kadın gülsün ki , aile gülsün, toplum gülsün. ..
Kimse kimseden üstün değil. . Saygılı olalım birbirimize, birlik beraberliği bozmayalım, üzmeyelim üzülmeyelim, ayrışmayalım..
Yeni yılda yenilenelim, unutmayalım bizi biz yapan değerleri.. Eski yıl eskide kalsın..
Bloggerler İçin Yeni Yıl Dileklerim
Yeni yılda takipçi sayınız tavan yapsın,
Trafiğiniz çok çok artsın,
Postlarınız yorumla dolsun,
Bol bol para kazanın blogdan,
Bol bol paylaşımlar yapın,
Yeni bloglar keşfedin,
Yeni dostluklar edinin,
Yeni çekilişler yapın,
Zamanınız bereketlensin daha fazla ilgilenin blogla,
Kimse bloğunu kapatmasın,
Öğrenci bloggerlar başarılı olsunlar okullarında,
Makyajcı bloggerlar daha bir güzelleşsin,
Anne bloggerlar yetiştirebilsin her şeyi,
Kadınlar, anneler ağlamasın,,
Kimse üzülmesin, üzmesin...
Ülkemin üzerindeki kara bulutlar dağılsın,
Ayrışmasın insanlar...
Sağlıklı, mutlu, huzurlu, bol paylaşımlı, bol kazançlı bir yıl olsun 2016...
Christmas Nedir? Christmasta Neler Yapılır?
Burada Türk bir arkadaşım var eşi Amerikalı. Eşi de kendisi de çok iyi insanlar:) Arkadaşım hem Türk kültürünü hem de Amerikan kültürünü yaşatmaya çalışıyor evinde.. İki çocuğu var ve onlara Türk kültürünü de unutturmuyor:) Fotoğraflar onun evinden:) Yazıyı da birlikte hazırladık:)
Christmas kutlamaları, yeni yıl kutlamalarından daha önemli buradakiler için.
Christmas yaklaşırken çocuklar Santa'dan isteyecekleri hediyelerin listesini yapıp Kuzey Kutbunda yaşayan Santa'ya gönderirler. Postaneler her sene binlerce mektubu seve seve kabul ediyor çocukların inancını kırmamak için.
Aileler genelde hediyeleri alır paketler ağacın altına yerleştirirler, hediyeler Christmas sabahı açılır.. Sadece bir hediye konmaz o da çocukların en çok istediği hediye olur. Onu da çocuklar uyuduktan sonra ağacın altına koyarlar. Üzerine Santa'dan yazarlar. Çocuklar da en çok istedikleri hediyenin Santa'dan geldiğini sanır.
Christmas arefesinde aileler çocuklarıyla Santa'ya kurabiye yapar. Bir tabak içerisinde yanında da süt ile Christmas ağacının yakınlarına koyarlar. Bazen tabağa Santa'nın geyikleri içinde havuç da konulur. Sonra da çocuklar heyecanla yatmaya gönderilir çünkü; Santa sadece çocuklar uyurken gelir. Uyanıklarsa gelmez. Çoraplar çok önemlidir, inanca göre Santa Claus yani Avrupa'daki adıyla Noel baba Christmas arefesinde çocuklar uyuyunca uçan geyikleri ile çatıya inip şömineden eve girer ve önce çorapları minik hediye, şeker ve çikolatalarla doldurur sonra ağacın altına çocukların hediyelerini koyar. Kurabiyeleri yer, sütü içer ve gider. Genelde çocuklar sabahın çok erken saatlerinde daha aileleri uyanmadan aşağı iner ve ilk baktıkları şey kurabiye tabağıdır. Eğer kurabiyeler yenmiş, süt bitmişse çocukların Santa gelmiş çığlıkları duyulur :) Sonra kahvaltı bile yapmadan hediyeler açılır arkasından güzel bir Christmas kahvaltısı ve gün içerisinde Christmas yemeği yenir. Çeşitli yiyecekler tatlılar ve atıştırmalıklar yapılır. Arkadaşlar veya aileler toplanır, Türkiye' deki gibi bayram havasında bir yemek yenir.
Christmas Işıklandırması
Christmas nedeniyle heryer ışıl ışıl. Evlerin dışı, bahçeler, parklar, ağaçlar her yer.. -15 derece soğukta (hissedilen -30 du bu arada) dışarı çıkalım bakalım dedik. İnsanın hoşuna gidiyor ışıltı. İçimiz dondu soğuktan. Türkiye de olsaydık dedi eşim adım başı satıcılar olurdu. Gözlerimiz içimizi ısıtacak bişeyler aradı.
Kestane kebab yemesi sevap, közde mısıra gel, cız bız köfte sevenler buraya, yok mu sıcak çay isteyen, taze kavrulmuş çekirdek burada v.b. gibi bağıran seyyar satıcılar eksikti. Onlar da ayrı bir renk katıyor ortama. Bişeyler yerken içerken soğuğu da az hissediyorsun:) Gel görelim ki yok :(
Boş boş gezmeye devam:(
İçleri christmas temalı süslenmiş harika kulübeler vardı. Ağaçların küçücük uçlarına kadar ışıklandırmışlar. Noel baba da yerini almış. Çocuklar isteklerini bildiriyor:)
Sizin istekleriniz neler yeni yılda hadi söyleyin ulaştırayım noel babaya:)
Blogcanlardan Ricam Var
Biliyorsunuz gurbetteyim. Bazı şeylere özlem duyuyorum ara ara:(
İşte bunun için sizlerden ricalarım var:)
Sonra Ortaköy' e geç bir kumpir ye boğaz manzarasında kıyıdaki betona otur ayaklarını sallandır ama:) İstersen bol malzemeli bir waffle da yiyebilirsin. Orda tadı başka. Takıcılardan el emeği takılar al sonra..
Bi de sosyete pazarlarını gez, alışveriş yap. Yapmasan da gez avare avare:) Çantanı sıkı tut ha..
Eminönü' nde köprünün altında hamsi ye bak. Ay ne yiyesim geldi şimdi:( Üstüm kokar diye düşünme ama boşver bişey olmaz..Bulamayanlar var. Geleneksel turşuculardan turşu suyu da al. Sonra kapalı çarşıya doğru tırman yokuşu.
"Abla abiye lazım mı abla, abi damatlık lazım mı abi, çocuğa sünnetlik lazım mı abla" diyen satıcıları göreceksin muhtemelen:) İstanbul' un tarihi Mısır Çarşısını gez bir paket taze lokum al bak:) Mısır gibi de kuru kahve kokusu geldi burnuma. .
Çamlıca tepesine çıkıp İstanbul'un güzel manzarasını izle elinde içini ısıtan çayınla..Ay orada bir de tarihi kuru fasulyeci var Çömlekci:))
İstiklal Cadddesine uğramayı unutma. Güzel bir Türk kahvesi iç benden olsun. 40 yılda hatırım olsun:)
Adanalı arkadaşım ne duruyorsun hemen Kolcuoğluna git. Adana söyle onlar masayı donatır zaten binbir çeşit mezeyle bardak koyacak yer bulamazsın sonra. Üstüne de bicibici ohh.
Hataylı blogcanım sen ne duruyorsun Tarihi çarşıyı bildin mi? Orada tarihi bir çınar var ya işte tam altında közde künefe yapıyorlar. Kocaman tepsiyi tek hamlede alt üst çeviriyor abi görmen lazım. Tabi tuzda tavuk da harika oluyor..
Bursalı arkadaşım tarihi kapalı çarşıyı gez sen de. Bir flar al kendine ve beni de unutma. Türbeleri gez dua et sana bana bütün blogcanlara:) Yoruldun mu hemen git Bursa İskender' e bana 1.5 söyle, sen de ne istersen artık:)
Ay bugünlük bu kadar gezi yeter yoruldum. Tıka basa da doydum. Yurdumun birbirinden güzel diğer şehirlerini de sonra yazarım. Oralardaki blogcanlardan da ricalarım var tabii ki:)
Öksürüğe Karşı Ballı Zencefil Çayı Tarifi
![]() |
| Zencefil Çayı |
Zencefil günümüzde ilaç yapımında kullanılan, yemeklerde özellikle kurabiyelerde kullandığımız bir baharat. Kurusunu, taze halini ve tozunu kullanabiliyorsunuz. Şu kış aylarında doğal ilaçlara, doğal antibiyotiklere ihtiyacımız var. Tabi çocuklarımızın da ihtiyacı var. Demleyin zencefil çayını ailecek için derim:)
Zencefil Çayı Nasıl Yapılır:
Çiğ zencefili ince ince dilimliyoruz. Kaynamış suya 4-5 dilim koyuyoruz. Azıcık karabiber ekleyelim. 5 dk demlensin içine bir tatlı kaşığı bal ilave edin, karıştırın. Şifa Olsun, Afiyet Olsun:)
Toz zencefilli bal hazırlanışı:
Evinizde toz zencefil varsa, küçük bir kaseye 2 tatlı kaşığı zencefil koyun.Üzerine de 3 tatlı kaşığı bal ilave edin. Tabi azıcık karabiber .( Bir çimdikten daha az) Karıştırın ve yeyin. Şifa olsun..
Ayrıca zencefilin şu faydaları da var:
- Sindirim sorunlarına,mide bulantısına, mide ağrısına ve hazımsızlığa iyi geliyor.
- İçinde bulunan gingerol iltihap önleyicidir.
- Ayrıca gingerol maddesi kanser tümörlerinin küçülmesini sağlıyor.
- Kış aylarında bol bol çayını içmek bağışıklık sistemimizi güçlendirebilir.
- Adet dönemi ağrılarını hafifletiyor.
- Günümüzde ilaç üretiminde büyük bir katkısı vardır.
Hamilelerin Yaşadığı Sıkıntılar
Line Severinsen adlı iki çocuk annesi illüstratör ( ilk defa duydum:) hamilelik dönemini eğlenceli bir şekilde kağıda dökmüş.. Hepimize yakın olan şeyler. Eminim yüzünüzde bir gülümsemeyle izleyeceksiniz:)
![]() |
| Büyüyen karın yarışması |
![]() |
| Hamile kadınlara söylenmemesi gerekenler |
![]() |
| Davul gibi şişmek |
![]() |
| Aniden gelen gece krampları |
![]() |
| Zayıflara imrenme |
![]() |
| Duygusallık patlamaları ve aşerme |
![]() |
| Doğum videoları izleme |
![]() |
| Aşerme nöbetleri iki kişilik yemeler |
![]() |
| Karnına dokunmak isteyenler:) |
![]() |
| Birden suyun gelmesinden korkmak |
![]() |
| Babaların korkusu bebeği ezmek |
![]() |
| Karnından dolayı aşağıyı görememek |
![]() |
| Sırtüstü yatmak |
![]() |
| Tuvalet koşturmacası |
![]() |
| Tekmeler:)) |
![]() |
| Güzel anlamlı bir isim bulma çabası |
![]() |
| Patlamaya hazır bir bomba gibi hissetmek |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















































Nasıl Yapılır?
Blogumuzda hertür haber, bilgi ve konu mevcuttur. Aradığınız herşey bizde :)